Çampınar Zetinyağları

Merhabalar ismim İbrahim Küçük 33 yaşındayım, gıda üretiminde faaliyet gösteren aile şirketinde 12 yıldır muhasebe ve ihracat müdürüyüm aynı zamanda çiftçilikle uğraşıyorum. Eşim küçük bir ilçede Halk eğitim merkezi ve ortaokulda bilişim öğretmeni ve 2,5 yaşında oğlumuz var. Karaman ilinde yaşıyoruz. Karaman ve Mersin Mut il sınırları arasında Göksu nehrine bakan bir yamaçta zeytin bahçemiz var. Yaklaşık olarak 3 yıldır ilaçsız ve kimyasal gübresiz zeytinyağı üretimi yapmaktayız. Bahçeyi aldığımız köylü zeytin ağaçlarını diktikten sonra kendi bütçesi yettiğince biraz biraz budama, taş toplama gibi bakımlar yapmış. Bahçeyi aldığımız bölge Mersin,Mut, Çampınar Köyü sınırları içinde yer almaktadır. Köyün etrafı çam ağaçlarından oluşan ormanlar olduğu için ismini bu şekilde değiştirmişler. Eski ismi Kahtama Köyü, köylünün hemen hemen hepsi göçebe Yörüklerden oluşmakta. Zamanla yerleşik hayata geçmişler. Mersin – Karaman il sınırında yer alan bu bölgede, iki ilin arasında kalmış dağ köyü olduğu için günümüzde bile yardımlar ve hizmetler göreceli gelmektedir. Bahçeyi bakımsız bir şekilde aldıktan sonra bunca zaman ilaçsız ve kimyasal gübresiz günümüze kadar gelen ağaçlara bir saygı duyduk ve günümüzde tüm insanlığın ihtiyaç duyduğu, sağlıklı, doğal gıdaları 1000 lerce yıl önce üretilen zeytin ve zeytinyağının günümüzde de üretmenin mümkün olabileceğini önce kendimize inandırdık ve bu hedef doğrultusunda aldığımız ilk gündün bugüne kadar zeytinlerimizi hayvansal gübre, güllece bulamacı, yeşil otlar ile azot ve organik maddeyi arttırma, bol çapalama ile su ihtiyacını azaltma gibi çalışmalar yaptık. İki yıl önce bölgemizde kurulan tarımsal sulama baraj göletinde gelen su ile kooperatif aracılığı ile damlama sistemiyle su ihtiyacımızı bir nebze olsun gidermekteyiz. Zeytinin oluşumundan son toplama noktasına kadar hemen hemen her hafta sonu Karaman’dan bahçemize 60 km Gidiş ve- geliş virajlı ve eğimli yollarda toplamda 120 km yol yapmaktayız. Zeytinlerimizi toplarken Mersin-Mut’ta bulunan zeytinyağı fabrikasıyla anlaşarak soğuk sıkım +27 derecede sıkım yapılacağını anlaşıyor ve sıkım işlemi için randevu almaktayız. Zeytinlerimizi bekletmeden bir gün içinde kalabalık bir ekiple yer sergilerinin üzerine sıyırdıktan sonra, plastik hava alan kasalara topladığımız zeytinleri ivedilikle Zeytinyağı fabrikasına götürüyoruz. Zamanla yere dökülen zeytinleri kesinlikle daldan gelen zeytinler ile karıştırmıyoruz ki asit oranı ve tadında ki bozulmalara sebep olmasın. o zeytinleri ayrıca topluyor sabun yapımında değerlendiriyoruz. Son iki yıldır Erken hasat ( ayvalık yeşil zeytin ), olgun hasat ( siyah zeytin gemlik tipi) olarak iki çeşit zeytinyağı üretimi yapmaktayız. Bu zeytinyağlarımızın geçen yıl(2018) 0,7 – 0,5 2019 yılı için 0,5 – 0,3 asit oranları sıkım yaptığımız fabrikanın laboratuvar sonuçlarıdır. Bu testlerin videolu çekimleri sosyal medya hesabımızda da yer almaktadır. bu denli düşük asit oranı tamamı ile hızlı toplama ve iyi tarım uygulamalarıyla alakalıdır. Ayrıca bütçemiz ve imkanlarımız dahilinde olmadığı için özel bir laboratuvara pestisit testi yaptırma imkanımız olmadı, lakin insan kendini bilir ve karşısındaki tüketicinin iyi niyetini suistimal etmeye kalkar ise kısa vadede kazanç elde eder, uzun vadede ise halk sağlığını ve insanların güvenleri zedeleyerek hem kendine hemde iyi tarım yapmak isteyen diğer üreticilerin önünü keserek, insanların market zincirlerine ve endüstriyel jan canlı ambalajlı ürünlere yönelmesini teşvik etmiş olur. Sertifikalı doğal, organik gibi ürünlerinde yine kapitalist, endüstriyel sistemin bir parçası olduğunu şahsım olarak düşünüyor, bu sertifikalı ürünleri denetleyen bağımsız firmalarında yine kısır bir döngü içinde fahiş fiyatlarla satılarak masrafları hem üreticiye, hem tüketiciye yansıyan ‘şirin gözüken’ bir platform olarak görüyorum. Nitekim şu örnek ile beni anlamanızı isterim. Hemen bahçemizin yanında bulunulan yabani, delice zeytin ağaçları üzerinden alınan zeytin ve yaprak numuneleri ile yan bahçemde istediğim gibi at koşturup onun üzerinden organik adı altında satış yapabileceğimi biliyorum, tüketicinin güvenini kazanmak adına endüstriyel firmaların başvuru yaptığı düzenin bir parçası, gereksiz bir kontrol sistemi. Oysa hikayesi olan her üreticinin ve ürünlerin karşılıklı güven bağı ile üretilen ürünler çok daha sağlıklı ve doğal, aynı zaman da daha ‘Ucuz’. Haklı olarak tüketiciler güvenmek istiyorlar, üretici olarak bizde satmak istiyoruz lakin biz size doğal dediğimiz halde siz inanmak istemiyorsanız almak zorunda değilsiniz, fotoğraflar, videolar, bahçeden, ambalaja kadar her anın kayıtlarını sizlere anlatıyor ve sunum yapıyoruz. Biz her halükarda üreticiler, sizde her halükarda tüketiciler siniz. Biz her zaman savunduğumuz ürünleri üretmeye devam ederken, tüketiciler belki kendilerini kandırarak sistemin içindeki nevi belirsiz ürünleri tüketmek zorunda kalacaklar. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var ürünlerimizi, beğenmeyen olduğu taktirde zaten biz para kazanma hırsı olan insanlar değiliz ki, koşulsuz iade garantisi ile de yine tüketicinin güvenini kazanmak istiyoruz. Hobi olarak başladığım zeytinyağı satışı yanında, üretim yaptığım bölgede ki köylünün sosyal ve ekonomik sorunlarına da ortak olup çözüm bulma aşamasında kendimize rol edinmeye çalışıyoruz. Bu bağlamda bölgemizde üretilen dönemin taze meyve ve sebzeleri (erik, kayısı, incir, cennet meyvesi, yeni dünya, zeytin, nar ekşisi, susam), aynı zamanda doğal yetişen (sumak, kekik, mantar, sakız) ve kendi haliyle strelil hava alır dolaplarda kurutulmuş gıdaların köylülerden tedarikini yaparak, uygun paketleme ortamlarında siz değerli tüketicilerin beğenisine sunmak isteriz. Verilen her bir siparişin ülke ekonomisi piramidinin her hangi bir noktasında olan küçük çiftçi ve üreticilerin sosyal-ekonomik faaliyetlere girmesini sağlayarak, gelecek kuşaklarının tarım ve ekolojik, doğal ürün yetiştirmenin farkına vararak vahşi, zehirli endüstriyel üretimin içine girmemesine katkı sunduğunuz için şöyle düşünebilirsiniz. Şuan da ben sağlıklı besleniyorum, üreticimi destekliyorum, aynı zamanda süreç içerisinde bir sonraki kuşakların daha bilinçli sağlıklı gıdalar üretmesine teşvik ediyorum. Ürünlerimizi denemek için bir fırsat verirseniz, her iki tarafında yaşamsal döngülerini tamamlayabilmelerine olanak sağlamak siz değerli tüketicilerin elinde. Sektörlerin ve ülkenin üretim rol modelleri genel olarak tüketicilerin davranışlarına göre şekillendiğini göz önünde bulundurarak alış veriş yapmanızı temenni ediyor, sağlıklı bireyler için, başka bir dünya mümkün diyoruz. Sosyal Medya https://www.instagram.com/campinar.zeytinyaglari/

  

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.


Alaturca Design /// EkoHarita sunucuları %300 Yenilenebilir Enerji Kaynaklarıyla Beslenmektedir. /// Üyelik Sözleşmesi ve Kullanım Koşulları /// Yayın İlkeleri ///

Bizden Haber Al!

Her geçen gün gelişen ve yenilenen içeriğimizden seni haberdar etmek isteriz. Sen de bizimle aynı hisleri paylaşıyorsan kayıt olmayı unutma. ;)

Bültene kayıt oldun. Teşekkürler! Ekoharita sosyal ağına dahil olmak için: http://www.ekoharita.com/kayit-ol/ kullanıcı olarak da kayıt olabilirsiniz.

Pin It on Pinterest

Üret, çoğalt, paylaş!

EkoHarita gönüllülerin inisiyatifiyle işleyen sivil bir oluşumdur. Bu oluşumun ve yeni projelerinin devamlılığını desteklemek için sen de destek verebilirsin! Menüde yer alan "🌈ŞİMDİ DESTEK OL!🌱💞" linkine tıklayarak patreon hesabımıza ulaşabilirsin. Doğa yolumuz olsun!

Shares
Araç çubuğuna atla